| MELEK VE İNSAN
|
| DÜNYADA İNSANLARIN ÇOĞALMASI |
| Hazret-i Âdem'i anâsır-ı erbaa denilen toprak, su, hava ve ısıdan ve Hazret-i Havvâ'yı Hazret-i Âdem'in kaburga kemiğindeki canlı hücrelerden yaratan yüce Allah... Acaba evlatlarını nasıl yaratacak ve insanlar nasıl çoğalacaktı? Madde âlemindeki canlıların üremesini düzenleyen fıtrat konularına baktığımızda, Aynı türden, biri erkek, biri dişi bir çiftin izdivacı ile üreyip çoğaldıklarını ve bu yolla nesillerini sürdürdüklerini görüyoruz. Hazret-i Âdem ile Hazret-i Havvâ da bu fıtrat kanununa mı tâbi olacak ve insanlar da bu yolla mı üreyip çoğalacaklardı? Hazret-i Âdem erkek ve Hazret-i Havvâ dişi idi. Aralarında organik, fiziksel ve duygusal açıdan farklı özellikler vardı. Onların farklı özelliklerle yaratılmaları gösteriyor ki, Hazret-i Âdem ile Hazret-i Havvâ da madde âlemindeki canlıların üremesini düzenleyen fıtrat kanunlarına tâbi olacak ve insanlar bu yolla üreyip çoğalacaklardı. Adına şehvet denilen nefsanî gücün baskısı altında olan Hazret-i Âdem ile Havvâ, canlıların üremesini düzenleyen fıtrat kanunlarının dışında kalamazlardı. Yüce Allah'ın onlara verdiği meşruiyet çizgisi doğrultusunda bir araya gelip izdivaç ettiler ve Hazret-i Havvâ, yüce Allah'ın izni ile hamile kaldı. Hazret-i Havvâ, en doğru rivayete göre yirmi (20) defa doğum yaptı. Son doğumunda yalnızca bir erkek (Hazret-i Şit'i) doğururken, önceki doğumların her birinde, biri erkek ve biri kız olmak üzere yalancı ikizler şeklinde doğum yaptı. Yalancı ikizler ne demektir? Döl yatağındaki iki ayrı yumurtanın, iki ayrı üreme hücresi tarafından aynı anda, ya da birbirini izleyen zamanda, ayrı ayrı döllenmesine, yalancı ikizler denir. Yalancı ikizlerin gerçek ikizlerden bazı farklı özellikleri vardır. Şöyle ki; Aralarında cinsiyet ayırımı, yani biri kız, diğeri erkek olabildiği gibi, bedensel, ruhsal ve karakter açısından da farklı yapılara ve farklı duygulara sahip olabilirler. |