| MELEK VE İNSAN
|
| HAZRET-İ ÂDEM VE EŞİ CENNET'TE |
Yüce Allah Hazret-i Âdem ile eşi Hazret-i Havvâ'yı yeryüzüne uyum sağlamadan ve dünya nimetlerinden tattırmadan derhal Cennet'e koydu ve onlara şöyle buyurdu: "Ey Âdem! Sen ve eşin Cennet'e yerleşin. Dilediğiniz yerde, dilediğiniz şeyleri yiyin, yalnız şu ağaca yaklaşmayın (meyvesinden yemeyin) zalimlerden olursunuz." (Âraf, 19) Yüce Allah, Hazret-i Âdem'e eşi ile birlikte Cennet'e yerleşmelerini, diledikleri gibi gezip dolaşmalarını, diledikleri yerlerde, diledikleri Cennet nimetlerinden bol bol doyasıya yemelerini, yalnızca yasaklanan o belirli ağaca yaklaşmamalarını, onun meyvelerinden yememelerini haber verdi. Aksi halde nefsine zulmedenlerden olacaklarını bildirdi. "Şeytan onlara (Âdem ve Havvâ'ya), kendilerinden gizlenen çirkin (edep) yerlerini açığa çıkarmak için vesvese verdi (gizlice fısıldadı) ve Rabbiniz ikinizin de ancak melek olacağınızdan, ya da ölümsüz hayata kavuşacağınızdan dolayı size o ağacı yasakladı dedi." (Âraf, 20) Aradığı fırsatı yakalayan ve Hazret-i Âdem ile Hazret-i Havvâ'ya Cennet'in dışından gizlice fısıldayan şeytan, kendisinin binlerce yıl Cennet'te kaldığını, Cennet'teki meleklerin lideri olduğunu, bu nedenle Cennet'le ilgili gizli sırları bildiğini söyledi ve yasaklanmış ağacı göstererek; "Ben kesinlikle sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim diye (Allah adına) yemin etti." (Âraf, 21) Hiçbir varlığın yüce Allah adına yalan yere yemin edemeyeceği inancını taşıyan Hazret-i Âdem, şeytanın yeminine inandı ve kendisini sabırsızlıkla bekleyen Hazret-i Havvâ ile birlikte yasaklanmış ağaca doğru yürüdü. Bir anda şaşkınlıktan şoka giren ve yaptıklarına çıldırırcasına pişman olan Hazret-i Âdem ile Hazret-i Havvâ, sağa sola koşuşmaya ve Cennet yapraklarını toplayıp ve üst üste ekleyip edep yerlerini örtmeye başladı. Rab'leri olan Allah; "Ben size o ağacı yasaklamadım mı? ve şeytan size apaçık düşmandır demedim mi?" deyince Hazret-i Âdem ile Hazret-i Havvâ: "Ey bizim Rabbimiz! Biz nefislerimize zulüm ettik. Eğer Sen bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen, en büyük zarara uğrayanlardan oluruz dediler." (Âraf, 23) |