Sapıklığın karşıtı olan ‘Hak’, tek gerçek demektir. Çünkü yüce Allah şöyle buyuruyor:
“Hak'tan sonra, sapıklıktan başka ne var ki!” (Yunus, 32)
Hak dinin dışındaki inanç sistemlerinin, adına din denilse de sapıklık olduğundan, Allah katındaki tek gerçek ve geçerli din ancak ‘hak din’ dir.
Hak din, ilâhi dindir ve ana kaynağı ilâhi kitaptır.
Değerli okurlarım!
Din; bir spor dalı tutkusu gibi zevk ve eğlence değildir. Din; bir zorunluluktur ve insanın geleceği buna bağlıdır.
Gelin, akıl projektörümüzü hak dinin ana kaynağı olan ilâhi kitaba çevirelim ve ilâhi kitapta olması gereken özelliklere bakalım.
İLAHİ KİTABIN ÖZELLİKLERİ
1- İlâhi kitabın, ilâhi ismi ile çelişkili olmayıp yalnızca Allah'a ait olması ve ilâhi kitapta Allah'tan başka hiçbir varlığın tek kelime katkısının olmaması.
2- İlâhi kitabın, peygambere verildiği dil üzere orijinal aslını koruması ve dinde ana kaynağın bu orijinal aslın olması.
3- İlâhi kitabın nazmının, yani Allah tarafından belirlenen kelimelerin diziliş sırasına göre yerlerinin aynen korunması.
Bazen bir kelimenin, bir harfin, hatta bir durağın (virgülün) yer değiştirmesi ile zıt anlamlar ortaya çıkabilir.
Örneğin;
Çalış, baban gibi tembel olma.
Çalış baban gibi, tembel olma.
İLAHİ KİTAP VE PEYGAMBERLER
İlâhi kitabı, ilâhi irade doğrultusunda en iyi anlayan, uygulayan ve anlatma yeteneğine sahip olan peygamberler, Allah tarafından yetkili kılınan mânevi liderlerdir.
Peygamberlerin peygamberlik görevi süresince, ilâhi kitap dışında konuştukları sözlerine ‘Hadis’ denir.
Hadisler genelde ilâhi kitabın ayrıntılı açıklamaları nite-liğinde olmakla birlikte, anlamı ve nazmı (belirli kelimelerin seçilişi ve dizilişi) ilâhi olmayıp peygambere ait olduğundan,
Hadislerin tek kelimesi ilâhi kitaba karıştırılamaz.
İlâhi kitapların en önemli özelliklerini kısaca belirttikten sonra,
Günümüzde dinler arası ya da medeniyetler arası görüşme, diyalog adı altında sık sık gündeme getirilen ve küresel boyutlara taşınmaya çalışılan, Müslümanlıkla Hristiyanlığın ana kaynağı olan,
Kuran ile İncil'in günümüze kadar nasıl geldiğine ve hangisinin ilâhi kitap olma özelliğini koruyabildiğine bakalım.
Önemli bir uyarı!..
Bu kitabın yazarının, yani benim Müslüman olmam nedeni ile değerli okurlarımın tabii ki Kuran'ı övecek ve İncil'i yerecek gibi bir ön yargıya kapılmamaları için İslâm'ın inançla ilgili iki ilkesini hatırlatmak istiyorum.
Aralarında hiçbir ayrım yapmadan peygamberlerin hepsine, yine aralarında hiçbir ayrım yapmadan ilâhi kitapların hepsinin gerçeklerine inanır, iman ederiz.
Bazı aşırı radikal Hristiyanlar, Hazreti Muhammed'e ve Kuran'a hakaret ederken,
Biz Hazreti İsa'yı saygı, selamla anar ve gerçek İncil'e Kuran'a yaptığımız saygının aynısını yaparız. |